MTSO Başkanı Çakır: "Biyolojik mücadele tarımın geleceğine atılmış stratejik bir adımdır"

Ekonomi 05.06.2026 - 21:46, Güncelleme: 05.06.2026 - 21:46
 

MTSO Başkanı Çakır: "Biyolojik mücadele tarımın geleceğine atılmış stratejik bir adımdır"

Avrupa Birliği Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı kapsamında desteklenen ve Mersin’de uygulanacak olan 'Yeşil Kalkan: İklim Değişikliği Karşısında Sürdürülebilir Tarım İçin Biyolojik Çözümler' projesinin açılış toplantısı gerçekleştirildi. Proje kapsamında Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü bünyesinde biyolojik mücadele ajanları üretim tesisi kurulacak.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, Çukurova Kalkınma Ajansı, Mersin Agropark ve Boğaziçi Üniversitesi ortaklığında yürütülecek proje ile özellikle turunçgil üretiminde önemli kayıplara neden olan unlu bit zararlısına karşı biyolojik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Mersin’de faydalı böcek üretim tesisi kurulacak 24 ay sürecek ve 750 bin Euro bütçeye sahip proje kapsamında kurulacak tesiste biyolojik mücadele ajanları olarak bilinen faydalı böcekler üretilecek. Üretilen böceklerin akıllı drone teknolojileriyle doğaya salınması planlanırken, kimyasal pestisit kullanımının azaltılması, çevrenin korunması, insan sağlığının desteklenmesi ve ihracatta geri dönen ürün miktarının düşürülmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca 150 çiftçi ve 50 ziraat mühendisine eğitim verilerek biyolojik mücadele konusunda bölgesel kapasitenin artırılması hedefleniyor. Çakır: "Mersin biyolojik mücadelede Türkiye’nin merkezi olabilir" Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, tarımın Mersin ve Türkiye ekonomisinin temel sektörlerinden biri olduğunu belirterek, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Son yıllarda sürdürülebilir üretim modelleri ve alternatif ürün desenleri üzerine çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Çakır, biyolojik mücadelenin hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Dünyada sağlıklı ve kalıntısız gıdaya yönelik talebin hızla arttığını vurgulayan Çakır, "Biyolojik mücadele sayesinde hem çevreyi koruyabilir hem de Türk ürünlerini uluslararası pazarlarda farklılaştırarak daha yüksek katma değer oluşturabiliriz. Bu proje tarımın geleceğine atılmış stratejik bir adımdır. Mersin’in bu alanda uzmanlaşarak Türkiye’nin biyolojik mücadele merkezi haline gelmesini önemsiyoruz" dedi. "Türkiye’ye örnek olacak bir model oluşturacağız" Proje yürütücüsü Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Nihal Denli ise iklim değişikliğiyle birlikte turunçgil zararlılarının yaygınlaştığını belirterek biyolojik mücadelenin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi. Denli, kurulacak tesiste turunçgil unlu bit zararlısına karşı biyolojik mücadele ajanları üretileceğini ifade ederek, elde edilecek bilgi ve deneyimin Türkiye’nin farklı bölgelerine aktarılabilecek örnek bir model oluşturacağını kaydetti. Sürdürülebilir tarım ve iklim değişikliği vurgusu Toplantıda konuşan Çukurova Kalkınma Ajansı İzleme, Değerlendirme ve Analiz Birimi Başkanı Serdar Kaya, projenin çevresel sürdürülebilirliğe ve üreticilerin rekabet gücüne katkı sağlayacağını belirtirken, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz da biyolojik mücadele ajanlarının iklim değişikliği şartlaürındaki performanslarını inceleyecek bilimsel çalışmalar yürütüleceğini söyledi. TAGEM Bitki Sağlığı ve Araştırmaları Daire Başkanı Ramazan Bülbül, biyolojik mücadelenin güvenilir gıda üretimi ve pestisit kullanımının azaltılması açısından büyük önem taşıdığını ifade ederken, Tarım ve Orman Bakanlığı Müşaviri Muharrem Selçuk ise tarımsal üretimde çevreyle uyumlu yöntemlerin artık kaçınılmaz hale geldiğini belirterek, biyolojik mücadele uygulamalarının yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti.
Avrupa Birliği Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı kapsamında desteklenen ve Mersin’de uygulanacak olan 'Yeşil Kalkan: İklim Değişikliği Karşısında Sürdürülebilir Tarım İçin Biyolojik Çözümler' projesinin açılış toplantısı gerçekleştirildi. Proje kapsamında Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü bünyesinde biyolojik mücadele ajanları üretim tesisi kurulacak.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, Çukurova Kalkınma Ajansı, Mersin Agropark ve Boğaziçi Üniversitesi ortaklığında yürütülecek proje ile özellikle turunçgil üretiminde önemli kayıplara neden olan unlu bit zararlısına karşı biyolojik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Mersin’de faydalı böcek üretim tesisi kurulacak
24 ay sürecek ve 750 bin Euro bütçeye sahip proje kapsamında kurulacak tesiste biyolojik mücadele ajanları olarak bilinen faydalı böcekler üretilecek. Üretilen böceklerin akıllı drone teknolojileriyle doğaya salınması planlanırken, kimyasal pestisit kullanımının azaltılması, çevrenin korunması, insan sağlığının desteklenmesi ve ihracatta geri dönen ürün miktarının düşürülmesi amaçlanıyor.
Proje kapsamında ayrıca 150 çiftçi ve 50 ziraat mühendisine eğitim verilerek biyolojik mücadele konusunda bölgesel kapasitenin artırılması hedefleniyor.

Çakır: "Mersin biyolojik mücadelede Türkiye’nin merkezi olabilir"
Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, tarımın Mersin ve Türkiye ekonomisinin temel sektörlerinden biri olduğunu belirterek, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Son yıllarda sürdürülebilir üretim modelleri ve alternatif ürün desenleri üzerine çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Çakır, biyolojik mücadelenin hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Dünyada sağlıklı ve kalıntısız gıdaya yönelik talebin hızla arttığını vurgulayan Çakır, "Biyolojik mücadele sayesinde hem çevreyi koruyabilir hem de Türk ürünlerini uluslararası pazarlarda farklılaştırarak daha yüksek katma değer oluşturabiliriz. Bu proje tarımın geleceğine atılmış stratejik bir adımdır. Mersin’in bu alanda uzmanlaşarak Türkiye’nin biyolojik mücadele merkezi haline gelmesini önemsiyoruz" dedi.

"Türkiye’ye örnek olacak bir model oluşturacağız"
Proje yürütücüsü Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Nihal Denli ise iklim değişikliğiyle birlikte turunçgil zararlılarının yaygınlaştığını belirterek biyolojik mücadelenin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Denli, kurulacak tesiste turunçgil unlu bit zararlısına karşı biyolojik mücadele ajanları üretileceğini ifade ederek, elde edilecek bilgi ve deneyimin Türkiye’nin farklı bölgelerine aktarılabilecek örnek bir model oluşturacağını kaydetti.

Sürdürülebilir tarım ve iklim değişikliği vurgusu
Toplantıda konuşan Çukurova Kalkınma Ajansı İzleme, Değerlendirme ve Analiz Birimi Başkanı Serdar Kaya, projenin çevresel sürdürülebilirliğe ve üreticilerin rekabet gücüne katkı sağlayacağını belirtirken, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz da biyolojik mücadele ajanlarının iklim değişikliği şartlaürındaki performanslarını inceleyecek bilimsel çalışmalar yürütüleceğini söyledi.
TAGEM Bitki Sağlığı ve Araştırmaları Daire Başkanı Ramazan Bülbül, biyolojik mücadelenin güvenilir gıda üretimi ve pestisit kullanımının azaltılması açısından büyük önem taşıdığını ifade ederken, Tarım ve Orman Bakanlığı Müşaviri Muharrem Selçuk ise tarımsal üretimde çevreyle uyumlu yöntemlerin artık kaçınılmaz hale geldiğini belirterek, biyolojik mücadele uygulamalarının yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovaexpres.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.