banner154

Mersin polisine ‘iletişim’ dersi

Kişisel gelişim uzmanı Alişan Kapaklıkaya, Mersin Emniyet Müdürlüğü görevlilerine stres yönetimi, aile içi iletişim, derslere âşık olma ve yönetici liderlik konularında konferans verdi. Kapaklıkaya konferans sırasında kimi zaman güldürürken kimi zaman ise düşündürdü.

Mersin polisine ‘iletişim’ dersi
İBRAHİM KIZIL / ÇUKUROVA EXPRES
 
 
Mersin İl Emniyet Müdürü Arif Öksüz’ün talimatı ile Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürlüğü’nün organizasyonunda Kişisel Gelişim Uzmanı Alişan Kapaklıkaya, tarafından Yenişehir Belediyesi Konferans Salonu’nda görevli polis memurlarına kişisel gelişim seminerleri verildi.
 
Dört gün boyunca günde 3 seans halinde devam eden seminere 3 bin 500 emniyet mensubu ailesi ile birlikte katıldı. Emniyet mensuplarına aile içi iletişim, yönetici liderlik, derslere aşık olma ve stres yönetimi konularında seminer veren Kapaklıkaya, seminerde kişisel yaşamından kesitler sunarak seminere katılanlara kimi zaman duygusal anlar yaşatırken kimi zamanda uzun zaman gülmelerine neden oldu.
 
Kapaklıkaya seminerde lise öğrenimi sırasında yaşadığı bir anısını anlatarak salonda bulunanların duygusal anlar yaşamasına neden oldu. İşte Kapaklıkaya’nın o anısı: “Lise birinci sınıftaydım. Sekizinci sınıfa giden kardeşimle beraber tek odalı bir evde okuma mücadelesi veriyorduk. Hava soğuktu, kar yağıyordu. Tek yakacağımız olan tezek cuma günü bitmişti. Babam iki çuval tezeği köyden pazartesi günü gönderecekti. Üşümemek için yorganın altına girip ders çalışmaya başladık. Kardeşim soğuktan titriyordu. Pazartesiye kadar nasıl dayanabilirdik ki bu kuru ayaza! Yatsı ezanı okunurken kapının zili çaldı. Bu saatte kim gelirdi ki bize? Kapıyı korkarak açtım. Okul müdürü ve öğretmenim karşımda duruyordu: "Alişan yavrum, iki delikanlı okumak için uğraşıyorsunuz. Aklıma düştünüz. Yakacağınız var mı diye sormaya geldik!" İçim ısınmıştı. Öğretmenimin getirip yaktığı sobaya attığı odunlarla değil, şefkatle bakan gözleriyle ısıtmıştım. Sobayla beraber içimdeki okuma hevesi de tutuşmuştu ve ben öğretmen oldum. Anladım ki yüreğine "merhaba!" diyebildiğimiz bir öğrencinin beynine de "merhaba!" diyebiliriz. Anladım ki sevgisiz zekâ kupkuru kalıyor. Bu konferans öğretmenlerimizin, öğrencilerin beynine çalış komutu vermeden önce yüreğini ısıtmasının ve ona ilham vermesinin önemini vurgulaması amacıyla gerekli ve önemlidir.”
 
Nasrettin Hoca’nın Türk mizahının en büyük ustalarından olduğunu ifade eden Kapaklıkaya, gülmenin beynin en büyük ilacı olduğunu söyledi. Gülen bir insanın beyninin rahatladığını ve öğrenmeye daha açık hale geldiğini kaydeden Kapaklıkaya, seminerlerini stand- up gösteriye dönüşmesinin temelinde de önce insanları gülmek istediklerinin yattığını söyledi. Bugün ülkede yaşanan birçok sorunun azalmasının yolu önce öğretmenlerden geçtiğini ifade ederek öğretmenlerin çalışması ile birlikte fikri hür vicdanı hür nesiller yetişeceğini söyledi.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner380

banner386