banner154

İzzet Zülküf Çelik: İş İnsanlarında Yıkıcı Bir Narsisizm Var

Yaşam Psikoloji Dünyası Kurucusu İzzet Zülküf Çelik, verdikleri hizmeti ve Mersin'in iş dünyasının psikolojik açıdan Mersin'e etkilerini gazetemize anlattı.

İzzet Zülküf Çelik: İş İnsanlarında Yıkıcı Bir Narsisizm Var
banner255

Mersin'de birçok kurum ve kuruluşa psikolojik danışmanlık ve koçluk hizmeti sunan Yaşam Psikoloji Dünyası Kurucusu İzzet Zülküf Çelik, yaptıkları işi ve Mersin'in psikolojik yapısını değerlendirdi. İşte o özel röportaj;

İzzet Zülküf Çelik Kimdir?

Yaklaşık 2002 yılından bu yana özel okullarda, 2004 yılından bu yana ise kendi danışmanlık merkezimizde bireysel danışmanlık yapıyorum. Lisans eğitimini Dicle Üniversitesi, yüksek lisans eğitimini ise Selçuk Üniversitesi'nde tamamladım. Onun dışında hali hazırda terapi üzerine eğitimler almaya devam ediyorum. 


Yaşam Psikoloji Dünyası olarak ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

Yaşam Psikoloji Dünyası çalışmalarını 4 farklı alanda yürütmekteyiz: Terapi, Eğitim, Koçluk ve Performans Geliştirme. Birincisi ve ilk işimiz Terapi Hizmetleri. Alanında uzman kadromuz ile bireysel danışmanlık, çocuk ve ergen danışmanlığı, çift ve ilişki terapisi ve cinsel terapi alanlarında çalışıyoruz. Kurum ve kuruluşlara yönelik verdiğimiz eğitimler olduğu gibi kendi geliştirmek isteyen herkes açık eğitimlerimiz ve sadece alan çalışanlarına yönelik eğitimlerimiz de işimizin diğer
bir kısmı. Danışmanlıklarını ve eğitimlerini yürüttüğümüz kuruluşlar genellikle özel okullar
oluyor. Bunlarında yanında koçluk yaptığımız iş insanları var. Son olarak, yaklaşık bir buçuk yıldır Mersin'de Singapur Merkezli eğitim programı
yürütüyoruz. Öğrencilerin öğrenme becerilerini ve dikkatlerini artıracak BrainFit adında özel bir eğitim programını Mersin'e kazandırdık. BrainFit kendine ait testleri olan ve 2 bini aşkın etkinliği olan bir Dikkat ve Performans Geliştirme Sistemidir.

Yaşam psikoloji olarak bünyemizde 9 kişi çalışıyor ve bunun 7'si alanında uzman psikolog ve psikolojik danışmandan oluşuyor. Çocuklarla ayrı, yetişkinlerde ayrı çalışan ekibe sahibiz. Ben uzun yıllardır kaygı bozuklukları, çift terapisi ve cinsel terapi üzerine hizmet veriyorum.
 
Mersin'deki iş adamlarına ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

İş insanlarına iş geliştirme, iş üretimi, stres yönetimi, zor insanlar ile başa çıkma, örgütsel analiz ve gelişim gibi alanlarda danışmanlık veya koçluk hizmetleri veriyoruz. Endüstri  Psikolojisi alanındaki alt yapımız ile işletmelerin, çalışanların ve yöneticilerin daha verimli
hareket etmelerini sağlıyoruz.  

İşinizle bağdaştıracak olursak Mersin'in genel yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Marka Kent olmaya çalışan bir Mersin var. Marka Kent olabilmenin psikolojik boyutu
hakkında bir şeyler söyleyebilir misiniz?

Mersin'de iş insanlarının ve STK'ların Mersin'in büyümesi ve marka kent olma yolunda ilerlemesi adına düzenledikleri birçok toplantıda bulundum. İş insanlarının bu alanda bir motivasyonu var gibi görünüyor. İş insanları bunu konuşuyor, iddia ediyor, dile getiriyor ancak uygulama alanında çeşitli sıkıntılar yaşıyorlar ve birlikte hareket etme konusunda sıkıntı yaşıyorlar.

Marka Kent olmak en başta birlikte çalışabilmeyi, birliğin gücüyle hareket etmeyi gerektiriyor. Mersin'in iş insanlarının bulunduğu derneklerde bu görüntü ne yazık ki yok diyebilirim. İnsanlar destek olmak yerine birbirlerinin kuyusunu kazmaya yönelik adımlar atıyorlar.

Bu duruma nasıl bir psikolojik durum neden oluyor?

Narsisizm iki şekilde görünür, Yapıcı veya Yıkıcı şekilde. Birincisi; çevresini yücelterek onlarla birlikte yükselmeyi amaçlayan bir narsisizm, ikincisi ise; etrafındakileri küçük düşürerek sadece ben odaklı yükselmeyi amaçlayan bir narsisizmdir. Mersin'in iş çevresine baktığımda maalesef ikinci verdiğim örnek, Yıkıcı Narsisizm örneği ağır bastığını görüyorum. Bu davranışla, kendisini, işletmesini ve içinde yaşadığı kenti önemsizleştirerek çürütüyor insanlar. Bu yüzden Mersin'in marka kent olma arzusu bir istekten öteye gitmiyor. Bu durumdan kurtuldukları takdirde, kendileri başta olmak üzere herkesin faydasına olacak bir düzeye ilerleme şansları olacaktır.

Çalışan ve işveren arasındaki ilişkiler nasıl kurulmalıdır?

Öncelikle işveren kendi vizyonunu çalışanına aktarmayı, bu vizyonu ortak hale getirebilmeyi başarmalıdır. İşveren işini daha iyiye götürmek adına haklı olarak yükselmek istiyor. İşveren, çalışanlarının bireysel amaçlarını, kurumsal amaç ile aynı yöne yöneltemediği takdirde işyerindeki herkesin doğru yönde kürek çekmelerini sağlayamaz. Çalışan ve işveren arasında bir problem varsa bu onların aynı açıdan bakmadıklarını gösterir. Biraz önce de söylediğim gibi yükselme çabanızı, sizinle yol yürüyen insanlarla birlikte onların da gelişmelerini sağlayacak şekilde geliştirmeniz gerekiyor. Benzer durum çalışan için de aynıdır. İki taraf için de bu olgular yerine oturduğu zaman o işletme hem başarıyı hem de itibarı yakalayacaktır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner306

banner219

banner311

banner234

banner297

banner256

banner232