banner154

Gülcihan Agaeva: Başarı arzusu ve rekabet yaşam kalitesini etkiliyor

Özel Ortadoğu Hastanesi’nde aile ve çift danışmanlığı, çocuk ve ergen psikolojisi, bireysel danışmanlık alanında psikoterapi hizmeti veren Uzman Klinik Psikolog Gülcihan Agaeva, iş stresinin psikolojik etkilerini anlattı.

Gülcihan Agaeva: Başarı arzusu ve rekabet yaşam kalitesini etkiliyor

Sizi tanıyabilir miyiz?

“1989 yılında Baku/Azerbaycan’da doğdum. 1997 senesinden itibaren Türkiye’de yaşıyorum. 2013 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldum. Ardından alanımda çalışmaya ve aynı zamanda klinik psikoloji yüksek lisansımı yapmaya başladım. 2016 yılında İstanbul Esenyurt Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden mezun oldum ve uzman klinik psikolog unvanını aldım. Oyun terapisi, bilişsel davranışçı terapi, aile ve çift terapisi ve EMDR terapi yöntemleri üzerine çeşitli eğitimler aldım. 

Yaklaşık üç senedir Özel Mersin Ortadoğu Hastanesinde aile ve çift danışmanlığı, çocuk ve ergen psikolojisi ve bireysel danışmanlık üzerine çeşitli konularda psikoterapi hizmeti vermekteyim. Eğitimin bir ömür boyu sürdüğü inancıyla psikoloji bilimi alanında okumaya, araştırmaya, yazmaya devam etmekteyim.”

 “ARTAN BAŞARI ARZUSU VE REKABET KİŞİNİN YAŞAM KALİTESİNİ ETKİLİYOR.”

Günümüz dünyasında kişiler, artan yenilikçilik hızı ve rekabet sonucu çok daha fazla çalışmaya başladı. Takdir görmek veya çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak isteyen birey; neredeyse tüm zamanını işine ayırıyor, yaşamını bütünüyle işinin etrafında şekillendiriyor. Bireyin yaşamının bütün alanlarına sirayet eden aşırı çalışma durumu, son yıllarda çok sık duyduğumuz işkoliklik kavramını da gündeme getiriyor. İşkolikler işlerinde çok fazla zaman geçiriyor ve hayatının her alanında işlerini düşünebiliyor. Bu kişilerin işlerine karşı saplantılı olduklarını söyleyebiliriz. Elbette bazı dönemlerde bazı sebeplerle kişilerin işlerine ayırdıkları sürenin arttığını gözlemlemekteyiz. Fakat bu durumu tek başına çalışmaya bağımlı olarak değerlendirmek doğru olmaz. Çalışmaya bağımlı kişi; dışsal etkenlerden bağımsız, işine karşı engelleyemediği bir dürtü ile motivasyon sağlıyor. 

Günümüzde artan başarı arzusu ve rekabet kişinin yaşam kalitesini etkiliyor. Yoğun başarı ihtiyacı ve takdir beklentisi taşıyan birey aşırı çalışmaya başlayarak, işinde mükemmeliyetçi davranabiliyor. En ufak başarısızlığı da kişiselleştirerek demoralize olabiliyor. Aşırı çalışma sonucu bireyin yaşadığı baskının ve stresin, uzun vadede çeşitli sağlık sorunlarına neden olduğunu ve yaşamdan aldığı doyumu etkilediğini görmekteyiz.
İş stresinin 
kişinin yaşamına etkileri

İş yaşamında kişiler; daha iyi olma isteği, rekabet, iş güvencesinin belirsiz oluşu ve ekonomik kaygılarla devamlı olarak aşırı stres yaşayabiliyor. Belirli düzeyde hissedilen stresin kişiyi işinde başarıya götürdüğü biliniyor fakat yoğun iş stresi, kişinin verimliliğin azalmasından tutun da duygusal durumunda bozulmalara kadar varabiliyor.

Aşırı iş stresi sonucu insanlar; kızgınlık, korku, panik, çaresizlik, güvensizlik gibi duygular hissedebiliyor ve sonucunda kronik yorgunluk, kaygı bozukluğu ve tansiyon gibi problemlerle karşı karşıya kalabiliyor. Bana ulaşan bazı danışanlarımın bu sebeple depresyon, panik bozukluğu ve uyku problemleri yaşadıklarını gözlemliyorum. Bunun yanında iş yaşamında kişinin kendisinden beklenen ile kendine özgü özeliklerin uyuşmaması sonucu birey rol karmaşası yaşayabiliyor, iş ve özel yaşamı arasında denge kurmakta zorlanabiliyor. Bu durum kişinin sosyal veya özel alanındaki ilişkileri etkileyerek, kişiyi yalnızlığa itebiliyor. 

Sürekli zihni işle meşgul olan ve işine karşı bağımlılık yaşayan kişilerin stres seviyeleri daha da fazla. Bu insanlar aynı zamanda mükemmeliyetçi olduğu için işlerini başkasına aktaramıyor ve tüm yükü üzerinde taşıyarak daha çok stres altına giriyor. Bu durum, strese bağlı oluşan psikolojik sağlık sorunlarının da daha çok yaşanmasına neden oluyor. Bu kişilerin yaşamdan aldığı doyum da olumsuz olarak etkilenebiliyor.

İş stresiyle nasıl baş ederiz?

İş yaşamında stres yaratan faktörleri tümüyle ortadan kaldırmak elbette mümkün değil. Fakat iş stresinin kronikleşmesinin önüne geçebilmek ve yaşamdan aldığımız doyumu arttırabilmek adına stres yönetimi planlaması yapabiliriz. Bireyin kişilik özelliklerinden kaynaklanan stres yönetimi farklılık gösterebiliyor fakat aşırı çalışma sonucu stres yaşayan insanlar için genel olarak önerilerim şunlar olabilir:
Hayat felsefenizi gözden geçirmek ve hangi işler için uygun olduğunuzu bilmekle işe başlayabilirsiniz. Aynı zamanda yoğun çalışma temposunda sorumlulukları paylaşmak yaşadığınız gerilimi azaltacaktır. İş hayatını ve özel hayatı birbirinden ayırmak, sosyal olmak, gevşeme teknikleri uygulamak, spor yapmak ve en önemlisi kendinize vakit ayırıp yeterli şekilde dinlenmek, iş stresi yönetiminde size yardımcı olacaktır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner366

banner357