banner154

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay: “Kıbrıs’ta federal ortaklığın bugün şartları mevcut değildir”

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay, Kıbrıs’ta bir paradigma değişikliğinin ve bir kırılmanın eşiğinde olunduğunu söyledi.

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay: “Kıbrıs’ta federal ortaklığın bugün şartları mevcut değildir”
banner255

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay, Kıbrıs’ta bir paradigma değişikliğinin ve bir kırılmanın eşiğinde olunduğunu söyledi.

“1968 yılında başlayan Kıbrıs müzakerelerinin üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen yanlış olan nedir?" diyen Özersay, “Bir şeyleri yanlış yapmış olmalıyız ki bu sorun çözülmedi. Bu soruyu artık samimiyetle, bir yerlerden puan toplamak için, iyi çocuk görünmek için değil, bu soruyu samimiyetle kendi kendimize sormamız gerekiyor. Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 50 yılda neyi tecrübe edindik? Bugüne kadar biz neyi denedik ve neyi denemedik. Denemediğimiz bir şey kaldı mı? Her düzeyde müzakereyi denedik. Teknik düzeyde, uzmanlar düzeyinde, liderler düzeyinde, müzakereciler düzeyinde, BM Genel Sekreterliği mevcudiyetinde, heyetler arası, baş başa vesaire. Bunun hepsini denedik. Her mekanda müzakereyi de denedik. Kahvaltıda, öyle yemeğinde, akşam yemeğinde müzakereler yaptık. Bir ara BM Genel Sekreteri iki lidere mektup gönderdi ve mektubunda lütfen toplantılara kravatsız gelin diye bir çağrı dahi yapmıştı. Kravatlı, kravatsız, kahvaltıda, akşam yemeğinde, eşli eşsiz toplantılar yaptık. Diplomasinin müzakere tekniklerini teker teker denedik. Geçen süre zarfında denemediğimiz tek şey müzakere masasında hiç değişmeyen şey iki toplumlu iki bölgeli federasyon. Bunu hiçbir zaman değiştirmedik. O hep sabit kaldı. Her iki tarafla iki bölgeli iki toplumlu federal ortaklık kavramını yani müzakerenin zeminini hiçbir zaman değiştirmedik. Diğer bütün faktörleri değiştirmemiz olmamıza rağmen Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözüme varamıyorsak acaba kendimize neden müzakerenin zemini ile ilgili bir değişiklik yapmadık, bu soruyu artık samimiyetle kapsamlı çözüm bulunmasın veya çözümsüzlük olsun diye değil, bilakis acaba çözümsüzlüğün nedeni inandığınız ve desteklediğinizi söylediğiniz federal ortaklık dediğiniz şeyden tamamen farklı şey anlıyor olmamız mı diye kendimize sormanın zamanı çoktan geldi. Federal ortaklık, bulunabilmesi ve yaşayabilmesi için bazı şartları olan yönetim şeklidir. Kıbrıs’ta federal ortaklığın bugün şartları mevcut değildir. Federal ortaklık paylaşmaya dayalı bir ortaklık modelidir” ifadelerini kullandı.

"Kıbrıs’ta federal ortaklığın bugün şartları mevcut değildir”

Federal bir ortaklığın oluşabilmesi için bazı şartların olması gerektiğini vurgulayan Özersay, “Yönetimi ve zenginliği paylaşmaya hazır, bunu içine sindirebilecek durumda olan unsurlar veya aktörler gerekir. Kıbrıs’ta, Kıbrıs Rum toplumunun, Kıbrıs Türk toplumu ile yönetimi ve zenginliği paylaşmaya hazır olmadığını 2004 yılındaki BM Genel Sekreteri raporunda BM kendisi söylemiştir. İkincisi; taraflar arasında bir güvene ihtiyaç vardır. Bugün daha ziyade güven eksikliğinden bahsedilebilir. Birbirine güven duymayan toplumların federal ortaklık içerisinde zenginlik ve yönetimi paylaşması çok zordur. Üçüncüsü; federal kültürün varlığı veya federal bir ortaklığın yaşatılması konusunda tecrübeye sahip olunması gerekir. Federasyon kötü bir model olduğu için değil ama federasyonun kurulabilmesi ve yaşatılabilmesi için bir takım şartlara ihtiyaç vardır ki onlar bugün Kıbrıs’ta mevcut değildir. Şartları mevcut olmadığı için federal ortaklık modelini sorgulamamız gerektiğini 50 yıldan sonra bu paradigma değişikliğini artık düşünmemiz ve masaya koymamız gerektiğini söylemek istiyorum. Kıbrıs’ta paylaşmaya dayalı federal ortaklığın şartları mevcut değilse o zaman ne yapacağız? Önümüzde bu şartlarda iki tane seçenek var. Birincisi; ya bu şartları değiştirip federal ortaklığı mümkün kılacağız ya da bu şartları değiştiremiyorsak bugün mevcut şartlara uygun bir ortaklık modelini masaya koyacağız. Kıbrıs Türklerine verilen sözlerin tutulmaması için müzakereler bir bahane haline dönüşmüşse eğer bugün Kıbrıs sorunu ile ilgili ya bu şartların değiştirilmesi şartını ortaya koyup paradigmayı değiştirmemiz lazım ya da bu şartların değiştirilmesi konusunda kimse adım atmaya yanaşmıyorsa müzakere zemininin değiştirilmesi yönünde net bir iradeyi ortaya koymak durumundayız ve bu bağlamda bir paradigma değişikliğini ortaya koymaktan, buna ilişkin artık net bir pozisyon geliştirmekten çekinmememiz lazım. Kendimize güvenerek, cesaretle, gerçek olanı dile getirmenin zamanı çoktan geldi” açıklamasını yaptı.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner306

banner219

banner234

banner343

banner325

banner326

banner232