banner154

Türkiye'de aşı yaptırmak zorunlu mu? Av. Berna Bozdağ anlattı

Mersin Barosu Avukatlarından Berna Bozdağ, herkesin merak ettiği "Türkiye'de aşı yaptırmak zorunlu mu?" sorusunun hukuki açıdan cevabını verdi.

Türkiye'de aşı yaptırmak zorunlu mu? Av. Berna Bozdağ anlattı

Av. Berna Bozdağ, Türkiye'nin merak ettiği "Türkiye’de aşı yaptırmak zorunlu mu? Covid-19 aşısının Türkiye’de hukuki altyapısı nasıl?" sorularına cevap vererek vatandaşları bilgilendirdi.

Av. Bozdağ konu ile ilgili yazdığı makalesinde şu ifadelere yer verdi;

"Aralık 2019’da Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birkaç ay içinde tüm dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının etkileri bugüne kadar ki en yüksek seviyesiyle ülkemizde sürmektedir. Rusya’dan kısa süre önce gelen Covid-19 aşısının hazır olduğu yönündeki açıklamayla Türkiye’de aşının uygulanma şartlarını insanlar tarafından merak konusu oldu. Aşının Türkiye’de uygulanabilmesi için Dünya Sağlık Örgütü’nden onay alınması ve akabinde ilaç ruhsatının alınması gerekiyor. Bu süreçte bir çok insan şuan aşı yaptırmaktan korkmakta ve gelirse yaptırmayacağını söylemektedir. Bu sebeple Türkiye’de aşı yaptırma zorunluluğunu ve hukuki altyapısını incelemek istedik.

Salgın hastalık olağanüstü bir durumdur. Hukuk her şeyi düzenlediği gibi olağanüstü durumları da düzenlemektedir. Olağanüstü durumlar gerek anayasalarda gerekse uluslararası sözleşmelerde savaş veya ulusun yaşamını tehdit eden başkaca tehlike adı altında düzenlenmiştir. Salgın hastalık halinde, hukuk terazisinin bir kefesinde “salgın hastalıkla mücadele için alınacak önlemler”, diğer kefesinde ise “bireysel hak ve özgürlükler” yer almaktadır. Salgın hastalıklarla mücadelede en önemli unsurlardan biriside aşı uygulamasıdır. Ancak zorunlu aşı uygulamasını kabul etmeyen ve vücut dokunulmazlığı ihlaline yol açtığını söyleyen son zamanlarda çoğunluklu bir kesimde bulunmaktadır.

Ülkemizde ise salgın durumlarında uygulanacak zorunlu tedbirlerin neler olduğu 1930 tarihli Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda düzenlenmiştir. Adı geçen kanunun 57. maddesi mücadele edilecek salgın hastalıkları tek tek saymaktadır. Ancak tabiki kanunun çok eski olması ve güncel olmaması Covid-19 da dahil olmak üzere bir çok hastalığın o kanunda yer almamasına sebep olmaktadır. Aynı kanunun 72. maddesinde aşı uygulaması anlatılmakla sadece kanunda sayılan salgın hastalıklarda aşı uygulamasının zorunlu olduğundan bahsedilmiştir. Bu sebeple mevcut hukuk kanunları Covid-19 için aşı uygulamasını zorunlu tutmaya yeterli değildir. COVID-19, Kanunun 57. maddesinde adı geçen hastalıklardan olmadığı için Kanunun 72. maddesindeki zorunlu aşı düzenlemesi güncel küresel salgına karşı geliştirilmiş herhangi bir aşıyı kapsamamaktadır. Bu nedenle kanunun bu haliyle aşının zorunlu tutulması anayasal “vücut bütünlüğünün dokunulmazlığı hakkı”na (AY m. 17/2) aykırıdır.

Anayasa Mahkemesi’de önüne gelen bireysel başvurularda kanunda anılan hastalıklardan birine girmedikçe zorunlu aşının anayasaya aykırı olduğuna karar vermiştir. AYM, ilk olarak 2015 yılında Genel Kurul kararıyla oluşturduğu bu içtihadını bir yıl sonraki başka bir kararında tekrar etmiştir.

Bu iki kararın da konusu bebeklik/çocukluk dönemi aşılarını çocuklarına yaptırmak istemeyen ebeveynler aleyhine alınan sağlık tedbirlerinin hak ihlali yarattığıdır. İlgili kanun Sağlık Bakanlığı genelgesinde belirtilen aşılardan sadece çiçek aşısını zorunlu aşı kapsamında düzenlemiştir. Diğerlerinin kanuni dayanağı bulunmamakta ve bu aşılar Bakanlık genelgesine dayanılarak yapılmaktadır. Bakanlık genelgesine dayanılarak yapılan aşı kanuni dayanak ile sağlanması gereken öngörülebilirliği sağlamamaktadır. Bu nedenle AYM, zorunlu aşı düzenlemelerinden kanunda açıkça yer verilmemiş olanların uygulanmasını, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkına aykırı görmüştür.

Sonuç olarak mevcut Umumi Hıfzıssıhha Kanunu 90 senelik olup salgın hastalıklar ve aşı konusunda güncelliğini kaybetmiş durumdadır. Covid-19 aşısının zorunlu tutulması için öncelikle hukuki altyapısının oluşturulması, kanuni boşluğun doldurularak Covid-19’un salgın hastalıklar kapsamına alınması gerekmektedir. Ancak Bakanlık genelgeleri ile yapılacak zorunluluk Anayasa’ya aykırılık teşkil edeceğinden ve kişinin vücut bütünlüğünün dokunulmazlığı hakkı ihlallerine yol açacağından böyle bir zorunluluğun getirilmeyeceğini düşünmekteyiz. Bu sebeple kanun değişikliğine gidilmeden, hukuki altyapısı oluşturulmadan Covid-19 aşısının zorunlu olarak yaptırılması şu aşamada mümkün görünmemektedir"


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner357