banner154

(Özel) 32. saatte gelen “yeni hayat”

Karaciğeri İflas Ettiği İçin 48 Saat İçinde Nakil Olması Gereken Tiyatro Sanatçısı Melih Hakkı Karaman, 32. Saatte Trafik Kazası Geçiren Ve Cüzdanında Organ Bağış Kartı Bulunan Kadının Organıyla Hayata İkinci Kez “merhaba” Dedi.

(Özel) 32. saatte gelen “yeni hayat”
banner255

Karaciğeri iflas ettiği için 48 saat içinde nakil olması gereken tiyatro sanatçısı Melih Hakkı Karaman, 32. saatte trafik kazası geçiren ve cüzdanında organ bağış kartı bulunan kadının organıyla hayata ikinci kez “Merhaba” dedi. Yüksek lisansını engelli tiyatrosu üzerine yapan ve bu alanda çalışmaları bulunan Karaman’ın hedefi, tiyatroya yeniden dönmek ve organ naklinin önemini anlatan projeler üretmek.

İzmirli 30 yaşındaki Hakkı Melih Karaman, Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Oyunculuk Ana Sanat Dalı mezunu. Devlet tiyatrolarında ve özel tiyatrolarda görevler alan Karaman, aynı zamanda diksiyon, drama, psiko drama, uygulamalı tiyatro dersleri veriyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Sahne Sanatları Tiyatro Bölümünde yüksek lisans yapan ve ’Engelliler Tiyatrosu’ bitirme tezi ile ’Sanatta Uzman’ unvanı verilen genç adamın hayatı, geçen şubat ayında yaşadığı ateş, kusma ve titreme şikayetleri nedeniyle bir anda ters yüz oldu. Yapılan tetkiklerde karaciğerinin iflas ettiği anlaşılan başarılı tiyatrocu, 48 saat içinde nakil olması gerektiği sırada komaya girdi ve bilinci kapandı. Zaman hızla ilerlerken, 32. saatte Bursa’da trafik kazası geçiren ve cüzdanında organ bağış kartı bulunan bir kadının organı İzmir’e getirildi. Karaman, 9 saatlik bir operasyonun ardından hayata yeniden “Merhaba” dedi. Engelli tiyatrosu çalışmaları yaparken bir gün kendisinin de engelli olacağının aklına gelmediğini söyleyen Karaman, çok sevdiği mesleğine yeniden döndüğünde hem engelli tiyatrosuna hem de organ naklinin önemini anlatan projelere daha fazla ağırlık vereceğini ifade etti.

"16 saat kala organ geliyor"

Ateş, kusma, titreme şikayetleri nedeniyle hastaneye başvurduğunu ancak ilk etapta tanı konulamadığını dile getiren Karaman, “Ben kısa bir süre sonra zaten komaya girmişim. Bilincim kapalı olarak hastaneye kaldırılmışım. Doktorlar bana 48 saat vermiş. 48 saat içerisinde karaciğer nakli olmasaydım hayatta olamayacaktım, burada organ naklinin önemini anlatamayacaktım. Rabbime, hekimlerime, organ veren o değerli hanıma şükürler olsun. Sağlık Bakanlığı kırmızı ilan veriyor. Doktorlarım bile ümidi kesmiş durumdaymış. Ancak Prof. Dr. Murat Zeytünlü ümidini kesmiyor. ‘Allah’tan ümit kesilmez, organ gelebilir’ diyor. Allah’ın bana yaşatacağı ömrüm varmış. 32. saatte, yani bana verilen süreye 16 saat kala Bursa’da bir kadavradan organ geliyor” diyerek yaşadıklarını anlattı.

“Cüzdanında bağış kartı çıkmış”

Organ nakli olduğu kişinin ailesiyle tanışmayı çok istediğini ancak prosedür gereği başarılı olamadığını kaydeden Karaman, “Sadece bir kadın olduğunu, trafik kazası geçirdiğini biliyorum. O kadın daha önce organlarını bağışlamış ve cüzdanından bağış kartı çıkıyor. Ailesine soruluyor ve ailesi de kabul edince organ İzmir’e geliyor. 9 saatlik nakil işlemi sonrası da yoğun bakıma alınıyorum. Allah o insanın mekanını cennet etsin. Her gün şükrediyorum, dua ediyorum. O nakil olmasaydı ben şu an hayatta olmayacaktım. Organ naklinin önemini insanlarımızın anlamasını istiyorum. Allah herkesin gecinden versin ama dünyadan göçüp gittiğinizde gözünüz belki birinin gözü, kalbiniz belki birinin kalbi olacak. Ben her uyandığımda ellerimi açıp o hanım için dua ediyorum. Hayatta olduğum için şükrediyorum. Daha çok gencim. Yapmak istediğim şeyler var. Bu organ olmasaydı hiçbir şey yapamayacaktım. Nakil bekleyen binlerce insanın kulağı telefonda. Bir form doldurmak yeterli ve 5 dakikanızı bile almayacaktır. Dinen de organ bağışlamak caiz” dedi.

“Hayat çok güzelmiş”

Artık hayata bambaşka bir gözle baktığını, yaşadığı rahatsızlık ve ardından gelen umutlu günlerin hayatını tamamen değiştirdiğini söyleyen Karaman, “25 günlük hastane ve yoğun bakım sürecinden sonra ilk kez hastane bahçesine indiğimde 10 dakika boyunca doğayı ve insanları izledim, sesleri dinledim. ‘Hayat çok güzelmiş’ dedim. Biz yaşadığımız kaosta bunların farkında varamıyoruz. Şimdi diyetimi ve sporumu yapıyorum, kitap okuyorum. Günümün büyük bir bölümünü doğada geçiriyorum. İçtiğim suyun tadı bile çok daha güzel geliyor. Her gün ayağa kalkmanın, adım atmanın, dinlemenin değerini ve şükrünü daha çok içime sindiriyorum” diye konuştu.

“Benim de engelli olacağım aklıma gelmezdi”

5 yıldır engellilerle tiyatro çalışmaları yaptığını belirten Karaman, yeni hedeflerini şu sözlerle anlattı:

“Engelli tiyatrosu için çalışma yaptığımızda empati kuruyordum ama günün birinde benim de bir engelli olacağım aklıma gelmezdi. Şu an nakil olduğum için yüzde 70 engelli raporum var. İşime bir an önce başlamak istiyorum. Zaten engelli arkadaşlarımızla tiyatro çalışmaları yapıyordum ama şimdi yeni projeler geliştireceğiz. İnsanlara organ naklinin önemini anlatacak performanslar sergilemek, tiyatro çalışmaları yapmayı planlıyoruz.”

“Herkese organ naklinin önemini anlatıyorum”

Organ nakli sürecinin profesyonel bir ekip başarısı olduğunu dile getiren Karaman, “Ege Üniversitesi Organ Nakli Koordinatörü Nurşen Altuğ ve Sinem Aras, Organ Nakli Servisi başta Prof. Dr. Murat Zeytünlü, Prof. Dr. Zeki Karasu ve ekibi Dr. Can Uç, Dr. Gürkan Uzun ve Dr. Ömer Ünalp olmak üzere tüm doktorlara ve tüm çalışanlarına sonsuz teşekkürler. Gözlerimi ilk açtığımda doktorlarım ‘simsiyah bir karaciğer çıkardık ama yüreğinin temizliği sayesinde hayata tekrar gözlerini açtın, dirayetli çıktın’ dediler. Annem bağış olduktan sonra gözyaşları içerisinde organlarını bağışlamış. Çevremdeki herkes organlarını bağışlamış durumda. Ben de gördüğüm herkese organ naklinin önemini anlatıyorum” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner306

banner219

banner234

banner343

banner325

banner326

banner232