banner154

“Yeşil hastane uygulamalarına ağırlık verilmeli”

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gözde Yeşilaydın, hastanelerin fazla su ve elektrik tüketimleri ile atık sorunlarına dikkat çekerek “yeşil hastane” uygulamalarına ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.

“Yeşil hastane uygulamalarına ağırlık verilmeli”

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gözde Yeşilaydın, hastanelerin fazla su ve elektrik tüketimleri ile atık sorunlarına dikkat çekerek “yeşil hastane” uygulamalarına ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.

Çevre kirliliğinin önemli bir sorun haline gelmesi ile yeşil yönetim anlayışının geliştiğini belirten Yeşilaydın, hastane faaliyetlerindeki çevre dostu uygulamalara ilişkin şöyle konuştu:

“Enerji ve suyun fazlaca tüketildiği, tıbbi ve tehlikeli atık oluşumunun kaçınılmaz olduğu, mevcut kaynakların ise kısıtlı kullanıldığı hastanelerin, çevre ve insan sağlığı üzerinde birtakım olumsuz etkileri bulunmaktadır. Yeşil hastaneler, hastane kuruluş yerinin seçiminden inşasına, sağlık hizmeti sunumunun her aşamasında çevre dostu olabilen hastanelerdir. Yeşil hastanelerde doğaya zarar vermeyen ekipman ve malzemeler kullanılır, tüketilen enerjinin ve suyun daha etkin ve verimli kullanılmasına önem verilir, bunun için alternatifler geliştirilir, iç ortam hava kirliliğini azaltacak önlemler alınır, yenilikçi çevreci tasarımlar kullanılır, kaynakların akılcı kullanımı teşvik edilir. Çevre dostu yeşil hastane uygulamaları ile kaynak kullanımında tasarruf edilebildiği ve çevre sorunları azaltılabildiği gibi sağlık kurumlarında maliyet tasarrufu da sağlanmaktadır.”

Yeşil hastane olma yolunda neler yapılabilir?

Atık, su, enerji yönetimi; hava kirliliği kontrolü, yeşil bina tasarımları ve derecelendirme sistemlerinin önemine dikkat çeken Yeşilaydın, “Atık oluşumunun mümkün olduğu kadar azaltılması, atık oluşumundan kaçınılması, yeniden kullanılabilir ya da geri dönüştürülebilir malzeme ve ekipmanların kullanımı için çalışanların teşvik edilmesi sağlanabilir. Çevreye yönelik potansiyel risklerin azaltılmasında atıkların toplanması, taşınması, depolanması, bertarafı ile ilgili yazılı prosedürler oluşturulması ve mevzuata ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi önem taşımaktadır” dedi.

Enerji tüketimini en aza indirecek rüzgâr, jeotermal, güneş gibi alternatif enerji kaynaklarından yararlanılması gerektiğini belirten Yeşilaydın şöyle devam etti:

“Isı kaybını önlemek amacıyla ısı yalıtımlı cam filmlerin, enerji tasarrufu sağlayan aydınlatma teknolojileri ve ampullerin kullanılması, yapay aydınlatmalar yerine gün ışığından daha fazla yararlanılması, hastane binasında iyi bir yalıtım sistemi kurulması enerji yönetimi açısından uygulanabilecek yöntemlerdir. Yeşil hastanelerde önemli olan bir diğer konu da su yönetimidir. Çok miktarda suyun kullanıldığı hastanelerde kan ve kan ürünleri, dışkı, vücut sıvısı vb. nedenlerle oluşan atık su miktarının zararlı etkilerini önlemek gerekir. Atık suların uygun şekilde arıtılması ile birlikte gereksiz su tüketiminin azaltılması yönünde stratejiler belirlenebilir.”

“İç ortam hava kalitesinin bozulması ‘Hasta Bina Sendromu’na yol açıyor”

Yeşil hastane olma yönünde öneme sahip olan uygulamalardan bahseden Yeşilaydın, “Bina içi uygulamalardan park yeri tasarımına kadar çevre dostu yenilikçi uygulamalar ve tasarımlar yeşil hastane olma yönünde atılacak bir diğer önemli adımdır. İklim şartlarından (güneş, rüzgâr, yağmur vb.) yararlanma, ergonomik tasarımlar, hastane binasının, bahçesinin ve park yerlerinin yeşillendirilmesi ve peyzaj çalışmaları hasta, hasta yakınları ve çalışanlar üzerinde olumlu etkiler bırakabilir. Yeşil hastanelerde iç ortam hava kalitesi oldukça önemli bir çevresel parametredir. Bina içerisinde yer alan kirletici etkiyi azaltmak ve kirletici gazların salınımını önlemek amacıyla malzeme ve ekipmanlarda sızıntı kontrolü yapılabilir, uygun filtrelerin kullanımı ve değişimine özen gösterilebilir. İç ortam hava sirkülasyonunun yapılamaması ve yetersiz havalandırma sonucu iç ortam hava kalitesi bozulmaktadır. Bu durumda “Hasta Bina Sendromu” ile karşı karşıya kalınması söz konusu olmaktadır. Hasta bina sendromuna yakalanmamak adına hastanelerde hava kirliliği yönetiminin etkin ve verimli işlemesi oldukça önemlidir. Sağlık yöneticileri, kurumsal strateji ve politikalarda çevre dostu anlayışa da yer vererek, sağlık hizmeti sunum sürecinde yeşil stratejiler benimseyebilir” diyerek sözlerini noktaladı.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner366

banner357