banner154

Çikolata kapağından ölen Umut’un acılı annesi İHA’ya konuştu

Diyarbakır’da şırıngalı çikolatanın kapağının nefes borusuna kaçması sonucu 7 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti. 7 yaşındaki Umut’un annesi Gülşen Bilgi, bunların cinayet olduğunu belirterek yetkililerin duruma el atmasını istedi.

Çikolata kapağından ölen Umut’un acılı annesi İHA’ya konuştu

Diyarbakır’da şırıngalı çikolatanın kapağının nefes borusuna kaçması sonucu 7 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti. 7 yaşındaki Umut’un annesi Gülşen Bilgi, bunların cinayet olduğunu belirterek yetkililerin duruma el atmasını istedi.

Yenişehir ilçesi Seyrantepe Mahallesinde yaşayan 7 yaşındaki Umut Bilgi, 25 Kasım 2019’da okul çıkışında, okul yakınında bir marketten aldığı şırınga şeklindeki çikolatanın kapağının nefes borusuna kaçması sonucu ambulansla Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı. 9 gün yaşam mücadelesi veren 7 yaşındaki Umut Bilgi, 5 Aralık 2019 tarihinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

"Anne çıkar diye eliyle işaret ediyordu"

Oğlunu kaybeden acılı anne Gülşen Bilgi, yaşadıkları olayı İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. Oğlunun saat 18.00 sularında okuldan eve geldiğini belirten anne Bilgi, "O esnada bende yemek hazırlamıştım. Yemek yiyecektik evde ekmek yoktu, ekmek alması için para verecektim, bu şırıngada elindeydi çikolatasını yiyordu. Şırıngayı lavabonun üzerine bıraktı, parayı verdim çıkıp gidiyordu, kapının önündeydik. İki merdiven aşağı indi sonra tekrar bana geri döndü, o sırada demek ki bu boğazına kaçtı. Bana döndü paniklemişti, nefes alamıyor zorlanmaya başladı, çırpınmaya çalıştı. Ne oldu dedim hiçbir ses çıkaramadı, nefes alamıyordu konuşamadı da. Ne yaptın sen dedim, dememle demek ki şırınganın başındaki parça ağzına atmıştı, boğazına değil de nefes borusuna kaçmıştı. O anda ben de ne yapacağımı bilemedim, soğuk kanlı olmaya çalıştım başını eğdim, sırtına vurdum bağırmamla komşular geldi. Komşularda yardım ettiler, sırtına vurdum hiçbir şey fayda etmedi, tekrar kaldırdım ayağıyla hala çırpınıyordu, kendisi de çıkarmaya çalışıyordu. Anne çıkar diye eliyle işaret ediyordu. Sırtına vurdum olmadı karnına bastırmaya çalıştım, kucağıma aldım, karnına bastım. O da olmadı, en son parmağımı ağzına kattım boğazına kadar götürdüm, hiçbir şey gelmedi. Yan komşum elimden aldı oda çabaladı olmadı, komşum oğlunu çağırdı. Oğluna verdi al koş hastaneye dedi, hastaneye koşmasıyla bende hastaneye koştum, çocuğu caddede kucağımızda gördüler bir ağabey durdu, arabayla gel binin dedi hastaneye götürelim dedi. Diğer arabalarda durdu beni de aldılar bende gittim. Hastaneye yetişmeye çalışıyorduk ama bütün kırmızı ışıklar bize durdu. Hastaneye yetişene kadar arada ne kadar zaman kaybettik bilmiyorum ama ilk önce çocuk hastanesine gittik.

"Hastanede oğlumun omzundan yukarısı mosmordu"

Oğlunu hastanede sedyeye yatırdıklarını kaydeden acılı anne Bilgi, "Oğlumun omuzundan yukarı mosmordu. Orada müdahale ettiler, o sıra benim paniklemem ve ağlamamla beni dışarıya çıkarttılar. Onlar da baya bir müdahale etti, bütün doktorlar ve hemşireler oraya geldi. Onlarda çıkaramadılar, bizi Dicle Üniversitesi’ne sevk ettiler. Ambulansla çocuğumu götürdüler ben de başka bir araçla gittim, gittiğimde içeri almışlardı. Orada da tekrardan müdahale ettiler. Kulak burun boğaz doktoru geldi oda çıkaramadı, cihazlarla çıkarmaya çalıştılar çıkaramadılar. Acilen ameliyata aldılar, ameliyatta ilk önce nefes borusunu delip nefes almasını sağladılar. Daha sonra kalbini çalıştırmışlardı, 1 buçuk saat ameliyat sonrasında o parçayı çıkardılar. O sırada doktor nefes alamadığını kalbinin de durduğunu söyledi oksijen beyne gitmedi dedi. Hasar kaldı mı kalmadı mı bilmiyoruz dediler, birkaç gün uyutacağız dediler, uyuttular ama hiçbir fayda etmedi" diye konuştu.

9 günlük yaşam savaşını kaybetti

Oğlu Umut’un 9 günlük yaşam savaşını kaybettiğini kaydeden Gülşen Bilgi, "8 gün kaldık hastanede 9. gün öldüğünü söylediler. Okuldan çıkışta bir bakkal var oradan almış, amcası oğluyla beraber almışlar. Yolda eve gelene kadar baya bir çikolatasını yemişti zaten. Bu tür şeylerin zararlı olduğunu biliyorlar, bunun gibi birçok şey yapıyorlar küçük parçalar, benim oğlum 7 yaşındaydı ama ondan daha küçük çocuklarda alıp yiyor. Bu tür şeyler icat edilmemesi lazım, yapılmaması lazım bunlar resmen cinayet aleti, ben bile korkarım şu küçük parçayı ağzıma koymayı. Boğazına girseydi yutardı ya da tekrar dışarı çıkarırdı ama oğlumun nefes borusuna kaçmıştı. Kapak gibi nefes borusunu kapatmıştı. Biz hepsinden şikayetçiyiz" şeklinde konuştu.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner357

banner254

banner333

banner232