banner154

Gebe ve emziren annelerin güneş koruyucu tercihi ‘doğal’ olmalı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zahide Küçük cilt bakım formüllerinin içeriğinin tamamen doğal ve temiz olması gerektiğinin altını çizdi. Küçük, gebe ve emziren annelerin tercihinin tamamen doğal güneş koruyucu ve cilt bakım ürünlerinin olması gerektiğini belirterek, “Gebe ve emzirenler güneş koruyucu krem tercih ederken kimyasal filtre yerine mineral filtre içermesine dikkat etmelidir” dedi.

Gebe ve emziren annelerin güneş koruyucu tercihi ‘doğal’ olmalı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zahide Küçük cilt bakım formüllerinin içeriğinin tamamen doğal ve temiz olması gerektiğinin altını çizdi. Küçük, gebe ve emziren annelerin tercihinin tamamen doğal güneş koruyucu ve cilt bakım ürünlerinin olması gerektiğini belirterek, “Gebe ve emzirenler güneş koruyucu krem tercih ederken kimyasal filtre yerine mineral filtre içermesine dikkat etmelidir” dedi.

Küresel ısınma sebebi ile her mevsimde güneşin zararlı olduğunu dikkat çeken Dr. Zahide Küçük, “Ozon tabakasının incelmesiyle, sadece yaz mevsiminde değil her mevsimde, güneşin zararlı ultraviyole ışınları bize daha fazla ulaşır hale geldi. Bu sebeple günlük cilt bakım rutininde güneş koruyucu kremler de yer almalı. Güneşin sebep olduğu yanıklarının, kalıcı lekelerin, kırışıklıkların ve diğer zararlı etkilerinin önüne geçmek için doğal formüllerden oluşan güneş koruyucu kremlerin kullanımı önemli bir konu” diye konuştu.

“Gebelik süresince cilt hassaslaşır ve kurur”

Gebelik sürecinde cildin hassaslaştığının altını çizen Küçük, “Gebe ve emzirme döneminde annelerin vücutlarında yaşanan hormonal değişiklikler; akne, leke, yağ-nem dengesinin bozulması, çatlaklar ve diğer cilt problemlerinde görülme sıklığını artırıyor. Bu süreçte yaşanabilecek problemler cildin yapısı, genetik özellikler, hormonlardaki değişimi cildin tolere edebilmesi gibi etkenlere bağlı olarak farklılık gösteriyor. Bireyin bu süreçte cilt bakımına gösterdiği özen bu cilt problemlerini giderme hızını etkiliyor. Gebelik süresince cilt hassaslaşır ve kurur. Cildin nemini geri kazanması için doğal bitkisel yağlardan zengin doğal formüller tercih edilmelidir” şeklinde konuştu.

“Mineral filtre içermesine dikkat edilmeli”

Küçük, bu süreçte kullanılan güneş formüllerinin koruma türünün de çok önemli olduğunu belirterek, “Ayrıca gebe ve emzirenler güneş koruyucu krem tercih ederken kimyasal filtre yerine mineral filtre içermesine dikkat edilmelidir. Güneş koruyucu formüllerde kullanılan filtreler kimyasal ve fiziksel koruma sağlayanlar olmak üzere ikiye ayrılır. Kimyasal filtreler, son derece kompleks kimyasallar içerir ve cilt bu zararlı kimyasalları emer. Emilen kimyasallar, güneşe karşı bir kalkan oluşturur ve zararlı ışınların alt katmanlara ulaşmasını engeller. Fiziksel koruma sağlayan mineral filtre ise cilt yüzeyinde beyaz bir tabaka oluşturarak güneş ışınlarına karşı koruma sağlar. Gebe ve emziren annelerin kimyasal filtre içeren formüller yerine mineral çinko içeren doğal formüllerin tercih edilmesi doğru olacaktır” diye konuştu.

“Önerim, doğal olan arı ürünleri içeren cilt bakım formülleri”

Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı’da gebe ve emziren annelerin cilt bakımında doğal arı ürünleri içeren cilt bakım ürünlerinin öneminden bahsederek, “Fiziksel ve hormonal değişimlerin yüksek olduğu gebelik ve emzirme dönemlerinde annenin vücudunda çatlaklar, kuruluk, yağlanma, renk tonunda değişim gibi cilt problemleri görülebiliyor. Bu durumlarda annenin kimyasal içermeyen, organik ve güvenilir vücut bakım kremleri, güneş koruyucu kremler kullanması; bunun yanı sıra vücudunu sık sık nemlendirmesi önem taşımaktadır. Benim önerim tamamen doğal olan arı ürünleri içeren cilt bakım formüllerinden yana oluyor. Anadolu propolisi, arı sütü, ham bal gibi doğal arı ürünleri ve bitkisel yağlar içeren formüller hem cildi besleyecek hem de bu süreçte yaşanabilecek cilt problemlerinin önüne geçilmesinde destek olacaktır” dedi.

“Propolisin anti-aging etkisi doğrulandı”

Sözlerini propolis ve cilt üzerine yapılan bilimsel çalışmalarla sürdüren Samancı, “2020 yılında Kore’de Yonsei Üniversitesinde yapılan laboratuvar koşullarındaki bilimsel çalışmada, propolis desteğinin güneşin zararlı ultraviyole ışınlarına bağlı yaşanan cilt yaşlanması üzerine etkisi incelenmiştir. İnsan cilt hücreleri üzerinde yapılan çalışmada, propolis desteği alan cilt hücrelerine 10 gün boyunca günde bir kez ultraviyole ışın verilmiştir. Çalışma sonucunda propolis desteğinin, insan cildinde yaşlanmayı ve cilt dokusunda kolajen yıkımını engellediği görülmüştür. Araştırmacılar, propolisin anti-aging etkisini doğrulamıştır. Çalışmalar da gösteriyor ki doğal bir arı ürünü olan propolis, cilt hasarını gidermede etkili bir bileşen. Diğer arı ürünleri de nem sağlayıcı ve besleyici etkileriyle cilt dostu desteklerdir. Gebe ve emziren sağlığında hem besin olarak hem de cilt bariyerini destekleyici etkisiyle kullanılmasını öneriyorum” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner366

banner367

banner380

banner357

banner381