Avukat Nazan Akça Subaşı:
 "Ceza hukuka uygun değil"

 "Mahkemeye başvurdum, zaruret şartları oluştuğundan 206 lira para cezası iptal edildi"
 
Emekli işçi ve 3 çocuk babası Memiş Akça’nın (62) ev hanımı olan eşi Havva Akça’ya (54) bir süre önce safra yolu kanseri tanısı konuldu. 16 Aralık 2016’da aniden rahatsızlanan eşini 01 ZJ 027 plakalı otomobiline bindiren Memiş Akça, dörtlü lambaları yakarak hızla hastaneye götürmek üzere yola çıktı. Ancak kent içinde 50 kilometre olarak belirlenen hız limitini aşarak 75 kilometre hıza ulaşan Memiş Akça, trafik ekiplerince yerleştirilen radara yakalanıp yolda görevli polislerce durduruldu. Rahatsızlanan eşini hastaneye götürdüğünü ve bu nedenle hızlı gittiğini söyleyen Akça’ya, hız limitini aştığı gerekçesiyle 206 liralık trafik cezası yazıldı. Ceza makbuzunu alan Akça, eşini hastaneye götürüp tedavi ettirdi.

Eşinin sağlığıyla ilgili endişelenirken bir de trafik cezası yazılmasına üzülen Memiş Akça, karşılaştığı cezayı hastaneye gelen avukat kızı Nazan Akça Subaşı’ya anlattı. Babasının avukatlığını üstlenen Nazan Akça Subaşı, trafik cezasını ödedikten sonra iptali için Adana 5. Sulh Ceza Hakimliği’ne başvuru yaptı. Mahkemeye annesinin hastane kayıtları, konulan tanı ve yapılan tıbbi işlemlere ilişkin belgeleri de sunan Subaşı’nın istemi haklı bulundu. Hastane kayıtlarına göre olay günü Memiş Akça’nın eşini hastaneye yetiştirdiğine dikkat çeken mahkeme hakimi kararında, "Dolayısıyla kabahat eylemi bakımından hukuka uygunluk sebeplerinden olan zaruret şartlarının oluştuğu, bu itibarla kesilen idari para cezasının hukuka uygun olmadığı anlaşıldı" diyerek trafik cezasını iptal etti.

Mahkeme kararı sonrası ödedikleri 206 liralık trafik cezası parasını geri aldıklarını anlatan Avukat Nazan Akça Subaşı, "Aynı zamanda babam olan müvekkilim Memiş Akça’ya, rahatsızlanan annemi hastaneye götürürken trafik cezası yazılmıştı. Ceza miktarını ödedikten sonra hemen cezanın iptali için mahkemeye başvurdum. Benim annem hastaydı ve ambulans çağıracak vaktimiz yoktu, acilen hastaneye yetiştirilmesi gerekiyordu, babam da dörtlülerini yakmış acil bir şekilde hastaneye götürmüştü.

İnsanlar hastasıyla uğraşıyor. Bunu devletin cezalandırması doğru değil. Belirli sebeplerin olması durumunda insanlar bazı kuralları ihlal edebilir. Bu durumda da, devletlerin mağdur bu insanları koruması gerekiyor. Bunları mahkemeye sundum. Zaten mahkeme de kesin bir şekilde karar verdi. Biz de ödediğimiz ceza parasını geri aldık" dedi.

Subaşı bunun emsal bir karar olduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

"Bundan sonrası için babam gibi mağdur olan insanlar, 'nasılsa biz bu cezayı yedik, bunu ödemek zorundayız' demesin. Bizim gibi böyle durumları varsa itirazlarını yapsınlar. Aslında böyle bir yasal düzenleme var ancak bizim en büyük eksikliğimiz mevzuatı bilmememiz. Biz sadece bunu gündeme getirdik. Umarım bundan sonrası için emsal teşkil eder."
 
Editör: Barış Köksal